- Katılım
- 10 Ağu 2022
- Mesajlar
- 329,402
Afganistan'da Taliban rejimi altında özellikle kadınlar büyük problemler yaşıyor. Ancak kadınların yaşadığı problemlere ışık tutmaya çalışan bir radyo istasyonu halen yayınlarını sürdürmekte ısrarcı. Radyonun kurucusu Hamida Aman, karşılaştıkları zorlukları NTV'den Derya Acemoğlu'na anlattı.
Taliban rejimi altındaki Afganistan'da kadınlar karanlık bir dönemden geçiyor. Okula gitmeleri yasaklanan, yanlarında erkek akrabaları olmadan seyahate çıkamayan, toplum içinde yüksek sesle konuşmaları bile yasak. olan kadınların bu karanlık dönemine Radyo Begüm bir ışık olmaya çalışıyor.
Radyo Begüm, Afgan gazeteci Hamida Aman tarafından 8 Mart 2021’de, Dünya Kadınlar Günü'nde kuruldu. Kurulduğunda Taliban'ın iktidara gelmesine sadece 6 ay vardı.
Aman, "O dönemde kadınlara yönelik başka pek çok medya kuruluşu vardı. Begüm de bunlardan biriydi ama Ağustos 2021'den sonra tek kaldık. O zamanlar Radyo Begüm genel içerikliydi, müzik yayınları yapan bir radyo istasyonuydu; milletvekilleri, siyasetçiler, iş insanları, aktivistler konuk edilirdi. Ancak Taliban yönetimi ele geçirdikten sonra bu tarz programların hepsi bitti. Müziği durdurmak zorunda kaldık ve artık kimse Radyo Begüm’e röportaj vermek istemedi." diye konuştu.
Halihazırda Radyo Begüm, 50'si kadın 80 kişinin çalıştığı bir istasyon. Günde 6 saat yayın yapabiliyorlar. Afganistan'ın 34 eyaletinden 12'sine yayınları ulaşıyor. Tahmini 6 milyon dinleyicileri var. Bu yolda ağır bedeller ödeseler de yayınlarını sürdürebildikleri her gün, onlar için bir zafer.
Hamida Aman, “Rejim değiştikten sonra, uyum sağlamamız gereken yeni kısıtlamalar ve kurallar geldi. Örneğin, artık müzik yoktu, eğlence yoktu. Radyo Begüm olarak biz de bu duruma ayak uydurmak zorunda kaldık. Hiçbir şekilde siyasete girmeme kararı aldık. Böylece tamamen kadınlara adanmış ve onlara hizmet sunan bir radyo istasyonu haline geldik. kadınlara günlük mücadelelerinde destek veriyoruz. eğitim ve sağlık programları veriyoruz. Afganistan'da faaliyetlerimize devam edebilmek için bu kuralları kabul etmek zorundaydık. İş yerinde erkeklerin ve kadınların birbirinden ayrılması gerekiyordu. Eğer kamera karşısına çıkıyorsak, kadın gazetecilerin maske takması zorunlu. Erkek meslektaşlarımızla her türlü etkileşimi kesmek zorundayız; yani aynı stüdyoda bir kadın ve bir erkeğin olduğu hiçbir kaydı yapamıyoruz. Bir kadın bir erkekle röportaj yapamaz. Eğlence programları yapamıyoruz. Sonuç olarak uyum sağlamak ve kendi yolumuzu bulmak zorundaydık. Hayatta kaldığımız her gün bizim için bir çeşit zafer.” diye konuştu.
2024 yılında Hamida Aman, karanlığa ışık tutacak bir adım daha attı. Kabil'den kilometrelerce uzakta Paris'te Begüm TV'yi açtı. Uydu aracılığıyla Afganistan'a ulaşan Begüm TV'nin çalışanlarıysa, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Afgan kadınlardı.
Hamida Aman Begüm TV'yi şöyle anlattı; “Bu, Radyo Begüm ile aynı yayın çizgisine sahip, kadınlar tarafından kadınlar için yönetilen bir televizyon kanalı; ancak daha fazla özgürlüğe sahibiz çünkü Paris'ten yayın yapıyoruz. Tahmin edebileceğiniz gibi, Afganistan'da sahip olabileceğimizden çok daha fazla ifade özgürlüğümüz var. Begüm TV; Afganistan'da yasaklanan eğlence programlarını, müziği ve dizileri yayınlayabiliyor. Eğer bir gün Afganistan'da sesimiz kesilirse, kapatılırsak, en azından mücadeleyi sürdürecek bir televizyon kanalımız var.”
Afganistan'da doğup İsviçre'de büyüyen Hamida Aman, gelecek için umudunu yitirmeyerek konuştu. "Karanlıkta olanlar için ben umut beslemezsem, onlara kim yardım edecek? Bunu yapmak zorundayız. Biliyor musunuz, sık sık şunu söylerim; Afganistan'da hiçbir şey kalıcı değildir. İyi şeyler de, kötü şeyler de... Maalesef iyi şeylerin bir sonu oluyor. Ama şimdi, bu durumun da kalıcı olmayacağından eminim. Rejimin değiştiği ve okulların tekrar açıldığı gün, kız çocuklarının okula dönmeye hazır olmalarını istiyorum. Bir kadın, bir anne ve bir Afgan olarak onlara yardım etmek benim görevim; çünkü bu kız çocuklarının hepsi benim kızlarım, benim çocuklarım. işte bu yüzden, bu adaletsizliğe karşı elimden geldiğince her zaman savaşacağım". diye konuştu.
Kurduğu radyoya anneannesinin adını veren Hamida Aman'ın 8 Mart için de bir mesaj verdi. “Lütfen Afganistan'daki kız kardeşlerimizi unutmayın. Özellikle de Türk kız kardeşlerim; hepimiz aynı kültürden geliyoruz, aynı dine mensubuz. Lütfen insanların bu dini yanlış yorumlamasına ve din adına kadınları karanlığa hapsetmesine izin vermeyin. Lütfen yanımızda durun; Afgan kadınlarını ve dünyanın dört bir yanında acı çeken tüm kadınları unutmayın.”
Kaynak